Hayırlı Kandiller

Bu yıl ölenler Tarihte Bugün Raytingler Ay evresi Seninle Aynı Burçta Tarihte Bugün Başbakanlar
GEÇEN SENE ÖLENLER Tarihte Bugün Gazeteleri Tarihte Bugün Mail Kutunda

Mehmet Akif Ersoy hayatını kaybetti ölümü

~ 27 Aralık 1936
Mehmet Akif Ersoy hayatını kaybetti ölümü


Tarihte Bugün Paylaş

27 Aralık 1936 - Mehmet Akif Ersoy hayatını kaybetti ölümü

Şair Mehmet Akif Ersoy, istiklal marşının şairidir.

Şair Mehmet Akif Ersoy, istiklal marşının şairidir.

( 82 sene olmuş ) Ölüm Günü   tarihtebugun.org

 
Tarihte Bugün Cumhurbaşkanı     Tarihte Bugün Başbakanlar

Şair, veteriner, öğretmen, vaiz, hafız...
Mehmet Akif Ersoy, Ulusal marşımız olan İstiklâl Marşı'nın yazarıdır. İstiklal Marşı Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin millî marşıdır. Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921'de Birinci TBMM tarafından İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. 1921_istiklal_marsi_kabul_edildi.html" target="_blank">bknz: İstiklak Marşı'nın Kabulü

27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu'ndaki Mısır Apartmanı'nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığı'na gömüldü. Cenazesine resmi bir katılım olmadı, ancak büyük bir üniversiteli genç topluluk katıldı. Mezarı iki yıl sonra, üniversiteli gençler tarafından yaptırıldı; 1960’ta yol inşaatı nedeniyle kabri Edirnekapı Şehitliği'ne nakledildi. Mezarı, Süleyman Nazif ve arkadaşı Ahmet Naim Bey'in mezarları arasındadır.





CENAZESİ...

TÜRK EDEBİYATI DERGİSİ 1983 MART MEHMET AKİF ÖZEL SAYISI
Yazan: Macit Bumin
Muhterem Mehmed Akif’in son günlerini Anavatanda geçirmek arzusu ile İstanbul’a geldiğini ve Mısır Oteli’nde kaldığını duymuştum. Otelinde ziyaretine gidemeyişim, bende büyük bir eksikliktir. O zamanlar TIP fakültesinin ilk sınıflarındaydım ve sağlık vekaleti yurtlarının birinde kalıyordum. Boş zamanlarımızı kütüphaneye gidip okumakla geçirdik. Bir Pazar günüydü.
Arkadaşım Mithat Müdüroğlu ile birlikte Beyazıt Kütüphanesi’ne gidiyorduk. Vakit erkendi. Kütüphanenin açılma saatini, tam karşısında bulunan ve “Küllük” denilen kahvelerin birinde oturarak bekliyorduk. Sulu kar yağıyordu. Tam bu sırada caddeden tek atlı bir araba geçiyordu. Arabacının yanında fesli bir genç oturuyordu. Yükü, örtüsüz bir tabut olan araba, cami kapısına yöneldi. Tam bu sırada ikimiz birden kalkıp önlerine koştuk. Fesli gence sorduk
:-Bu tabut kime ait? Delikanlı bize şöyle bir baktı ve:
Bu tabut Mehmet Akif Bey’e aittir.
Ben de katib-i hususiyim, dedi. Hemen tabutu arabadan aldık ve hürmetle musalla taşının üzerine usul-ü vechile yerleştirdik.
Arkadaşımla görebildiğimiz birtakım eksiklikleri tamamlamak vazifesini üstlendik. Katipten merhumun kartvizit büyüklüğünde iki fotoğrafını istedik. Birini tabutun başına dayadık, birini de yanımıza alarak heyecan ve telaşla katibin adını bile sormadan, fatihamızı okuyup Kapalıçarşı’ya daldık. Bir büyük bayrak ve raptiye alarak döndük. Bayrağı büyük naaşın üzerine örttük. Kâtipten tekrar izin alarak Cağaloğlu yolunu tuttuk. Gözümüze takılan ilk matbaaya girdik.
Matbaacıya durumu anlattık. Fotoğraftan parası karşılığında vesikalıktan biraz büyük boyda bol miktarda tabettirdik. Bir miktar toplu iğne ve siyah kurdele da almak istedik. Matbaacı:”Bunlar da benden olsun” diyerek parasını almadı. Siyah kurdeleyi münasip büyüklükte parçalara böldük. Toplu iğnelerle tabettiğimiz fotoğraflara kurdeleleri iledik. Oradan doğruca talebe yurtlarına koştuk.Kısa bir zaman parçası içerisinde TIP talebe yurdunu dolaştık. Rastladığımız herkese büyük şairimizin cenazesinin Beyazıt Camii’nde olduğunu, öğlen namazından sonra kaldırılacağını haber veriyorduk. Bu arada Kadırga Yurdu’na da indik.
Yollarda rastladığımız kimselere sadece haberi vermekle kalmıyor, yakalarına merhumun fotoğrafını da iliştiriyor, naaşın Edirnekapı’da toprağa verileceğini söylüyorduk.Öğle namazına yakındı, Beyazıt Camiine geldik. Cenazenin yanında, resmi kıyafetleri ile Darüşşafaka ilkokul birinci sınıf talebelerini öğretmenle birlikte gördük. Daha sonra cemaat çoğaldı. Namazdan sonra tabut omuzlara alınarak Beyazıt meydanına çıkıldı.
Cenaze alayı ilerledikçe kalabalık artıyordu. Edebiyat Fakültesi önünde 5 dakika duruldu, saygı duruşunda bulunuldu:Artık cenaze alayı büyümüştü. Tabut gençlerin ve halkımızın omuzlarında, bayrağımıza sarılı vaziyette ilerliyordu.Edirnekapı’ya kadar böylece gelindi. Tabut mezara indirildikten sonra görmek isteyenler için merhumun yüzü son bir kere açıldı. Tam bu sırada Güzel Sanatlar Akademisi’nden bir genç mezara atladı ve alçılı bir bezle merhumun o nazik yüzünün mülajını aldı. Ona müdahale edenler olduysa da genç heyecanlı tavrıyla:”İlerde bir gün belki heykeli yapılırsa lazım olur” dedi.Mezar usul-ü veçhile kapandı. Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi ve büyük kaybın verdiği iç burukluğuyla cemaat oradan ayrıldı.
Şunu söylemek isterim ki, büyük şairimiz Mehmed Akif’i milletimiz ebediyete kadar unutmayacaktır.Merhuma, naçiz hizmetimiz olmuş olabilir. Fakat bizim gördüğümüzü, o günkü gençlerden kim görseydi, mutlaka bizim yaptığımızı yapacaktı. Bu naçiz hizmet bize nasip oldu.Bu naciz hizmetimizi açıklamaktan dolayı kusurumun bağışlanmasını Yüce Mevla’dan diliyorum.Allah büyük şairimize gani gani rahmet eylesin.

TARİHE NOT DÜŞ - YORUM ALANI (Yorum yazmak için Üye olmaya Gerek Yok! Mail adresiniz paylaşılmayacak.)

Merhaba

Tarihe Not Düş - Henüz Yorum Yok :(
Bu konu hakkında henüz yorum gelmedi. İlgini çeken bu konu hakkında bir kaç satır Tarihe Not Düşer misin ?


İlginizi Çekebilir...

Bu Yıl Ölenler

2018 Yılı ölen ünlüler istatistikleri



Dolar: 5.3887 ,   Euro: 6.0956 ,

Sterlin: 6.7960 TL,   Döviz Kurları ->