1976 yılında imzalanan Bern Deklarasyonu, Türkiye ve Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı sınırları kesinleşene kadar ihtilaflı bölgelerde tek taraflı arama ve işletme faaliyetlerinden kaçınmalarını öngörmekteydi. Ancak Yunanistan'ın bu anlaşmayı ihlal ederek bölgede petrol arama girişimlerine dair sinyaller vermesi, iki komşu ülke arasındaki diplomatik gerilimi en üst seviyeye tırmandırdı.
Türkiye, söz konusu ihlalin gerçekleşmesi durumunda kendi haklarını korumak adına benzer adımlar atacağını ve askeri/ekonomik misillemede bulunacağını sert bir nota ile ilan etti. Bu restleşme, Ege Denizi'nde egemenlik hakları ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkların askeri bir çatışma riskini nasıl tetikleyebileceğini gösteren önemli bir dönüm noktası oldu.
Kriz süreci, uluslararası diplomasi trafiğini hızlandırırken Türk dış politikasının kıta sahanlığı konusundaki tavizsiz tutumunu bir kez daha tescilledi. Bu tarihsel süreç, günümüzde de devam eden Doğu Akdeniz ve Ege'deki yetki alanları tartışmalarının temel hukuki ve siyasi zeminini oluşturmaktadır.
TB Arşiv Kaydı #17430
1
Mart
1987
39 Yıl Önce
Ege Denizi Kıta Sahanlığı Krizi ve Türkiye'nin Misilleme Uyarısı
Türkiye, Yunanistan'ın Bern Deklarasyonu'na aykırı olarak Ege Denizi'ndeki ihtilaflı alanlarda petrol araması yapması durumunda misilleme yapacağını Atina yönetimine resmen bildirdi.
23.8B
HİCRİ: 29 Cemaziyelahir 1407
RUMİ:1 Şubat 1442
Türkiye, Yunanistan'ın Bern Deklarasyonu'na aykırı olarak Ege Denizi'ndeki ihtilaflı alanlarda petrol araması yapması durumunda misilleme yapacağını Atina yönetimine resmen bildirdi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (1 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...