12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye, askeri vesayetin gölgesinde siyasi bir kriz dönemine girmiştir. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri, sivil siyaset üzerindeki denetimini sıkıyönetim ilanları ve sert bildiriler aracılığıyla sürdürmüştür. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleri, ordunun siyasi istikrar ve kendi kurumsal prestiji açısından en hassas olduğu konuların başında geliyordu.
İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi kritik illerin sıkıyönetim komutanlıkları, ortak bir bildiri yayımlayarak basına ve kamuoyuna yönelik ağır kısıtlamalar getirdi. Karar uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin iradesini etkileyebilecek veya ordu mensuplarını incitebilecek her türlü yazı, haber ve beyanatın yayımlanması yasaklanarak seçim sürecine doğrudan müdahale edildi. Bu hamle, demokratik süreçlerin askeri makamlarca nasıl sınırlandığını gösteren önemli bir tarihsel örnek teşkil etmektedir.
Söz konusu sansür girişimi, dönemin siyasi atmosferindeki gerilimi artırırken basının özgürlüğünü kısıtlamış ve Meclis üzerindeki psikolojik baskıyı derinleştirmiştir. Bu yasaklar, Türkiye'nin demokrasi tarihindeki vesayet dönemlerinin tipik bir yansıması olarak kayıtlara geçmiştir.
TB Arşiv Kaydı #20170
10
Mart
1973
53 Yıl Önce
Dört İlde Sıkıyönetim Komutanlıklarından Yayın Yasağı ve Sansür Kararı
İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana sıkıyönetim komutanlıkları, cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde Meclis’e baskı oluşturabilecek veya orduyu rencide edecek her türlü yayını yasakladı.
19.5B
HİCRİ: 5 Safer 1393
RUMİ:9 Şubat 1442
İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana sıkıyönetim komutanlıkları, cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde Meclis’e baskı oluşturabilecek veya orduyu rencide edecek her türlü yayını yasakladı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (10 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...