2007 yılı, Türkiye siyasi tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafında şekillenen '367 krizi' ile en kritik dönemlerden biri olmuştur. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin aday belirleme sürecinde ana muhalefet partisi CHP ile mutlak bir uzlaşı arama zorunluluğu bulunmadığını savunmuştur. Bu dönemde AK Parti, anayasal ve yasal çoğunluğa dayanarak süreci yönetmeyi hedeflerken, muhalefet kanadı meclis aritmetiği üzerinden süreci kilitleme stratejisi izlemiştir.
Erdoğan’ın 'CHP terk etse de seçim yapılır' çıkışı, o dönemde hararetle tartışılan meclis toplantı yeter sayısı tartışmalarına doğrudan bir yanıttır. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu tarafından ortaya atılan ve meclis açılışı için 367 milletvekilinin hazır bulunması gerektiğini savunan tez, CHP tarafından bir boykot aracı olarak kullanılmıştır. Erdoğan’ın bu kararlı açıklamaları, iktidarın hukuki yorum farkını ortaya koyarken, Türkiye'yi 27 Nisan E-muhtırası ve ardından erken genel seçimlere götüren siyasi gerilimin önemli bir yapı taşını oluşturmuştur.
TB Arşiv Kaydı #4560
11
Ocak
2007
19 Yıl Önce
Başbakan Erdoğan'ın 2007 Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Meclis Boykotu Açıklaması
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı adayı konusunda CHP ile uzlaşma zorunluluğu olmadığını ve CHP genel kurulu terk etse dahi seçimin anayasal çerçevede gerçekleştirileceğini ifade etti.
21.5B
HİCRİ: 21 Zilhicce 1427
RUMİ:1 Şubat 1442
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı adayı konusunda CHP ile uzlaşma zorunluluğu olmadığını ve CHP genel kurulu terk etse dahi seçimin anayasal çerçevede gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (11 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...