Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren devam eden tek parti yönetimi, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte yerini demokratikleşme adımlarına bıraktı. 1945 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün demokratik reformların sinyalini vermesiyle birlikte, siyasi partilerin kurulmasının önündeki yasal ve siyasi engeller kademeli olarak kaldırıldı. Bu süreç, Türkiye'nin Batı dünyasıyla olan ilişkilerini güçlendirme ve modern bir demokrasi inşa etme hedefinin bir parçası olarak değerlendirildi.
Siyasi faaliyetlere izin verilmesinin ardından ilk olarak Nuri Demirağ liderliğinde Milli Kalkınma Partisi kuruldu. Ancak asıl büyük dönüşüm, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinden ayrılan 'Dörtlü Takrir' grubunun (Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan) 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti'yi kurmasıyla yaşandı. Hükümetin bu yeni oluşumlara yasal güvence tanıması, Türk siyasi tarihinde rekabetçi seçimlerin ve çoğulcu demokrasinin kapılarını araladı.
Bu tarihi karar, Türkiye'nin sadece iç siyasetini değil, dış politikasını da kökten etkiledi. Siyasi partilerin serbestçe faaliyet göstermesi, Türkiye'nin Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşlara kabul edilmesini kolaylaştırırken, 1950 yılında gerçekleşecek olan ve 'Beyaz İhtilal' olarak adlandırılan barışçıl iktidar değişiminin de kurumsal temelini oluşturdu.
TB Arşiv Kaydı #6840
12
Ocak
1961
65 Yıl Önce
Türkiye'de Çok Partili Döneme Geçiş ve Siyasi Faaliyetlerin Serbest Bırakılması
İkinci Dünya Savaşı sonrası demokratikleşme süreci kapsamında Türkiye'de siyasi partilerin kurulmasına ve faaliyet göstermesine izin verilerek çok partili siyasi hayata resmen geçildi.
16.7B
HİCRİ: 24 Recep 1380
RUMİ:1 Şubat 1442
İkinci Dünya Savaşı sonrası demokratikleşme süreci kapsamında Türkiye'de siyasi partilerin kurulmasına ve faaliyet göstermesine izin verilerek çok partili siyasi hayata resmen geçildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (12 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...