20. yüzyılın başında İstanbul’un artan trafik ve modernleşme ihtiyacını karşılamak amacıyla bir Alman firmasına sipariş edilen yeni Galata Köprüsü, inşa sürecinin ardından hizmete girdi. Karaköy ve Eminönü'nü birbirine bağlayan bu yapı, şehrin sosyal ve ticari hayatının en önemli merkezlerinden biri haline gelerek Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bir köprü görevi gördü.
Köprü, açılışından itibaren 1930 yılına kadar ekonomik bir kaynak olarak değerlendirildi. Bu dönemde köprüden geçen her yaya ve araçtan 'müruriye' adı verilen bir geçiş ücreti tahsil edildi. Köprünün her iki ucunda görev yapan ve kendilerine has beyaz önlükler giyen tahsildarlar, bu ücretleri toplayarak kentin ulaşım bütçesine katkı sağladılar.
1930 yılında kaldırılan müruriye vergisi, İstanbul'un gündelik yaşamında ve edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Bugün Galata Köprüsü, bu eski vergi uygulamasının anılarıyla birlikte kentin en ikonik ulaşım damarlarından biri olma özelliğini korumaktadır.
TB Arşiv Kaydı #33940
14
Nisan
1912
114 Yıl Önce
Galata Köprüsü’nün Hizmete Girmesi ve Müruriye Uygulaması
Alman bir firmaya 1910 yılında sipariş edilen Galata Köprüsü hizmete açıldı; köprüden geçişler 1930 yılına kadar beyaz önlüklü tahsildarlarca müruriye adıyla ücretlendirildi.
37.2B
HİCRİ: 26 Rebiülahir 1330
RUMİ:1 Nisan 1442
Alman bir firmaya 1910 yılında sipariş edilen Galata Köprüsü hizmete açıldı; köprüden geçişler 1930 yılına kadar beyaz önlüklü tahsildarlarca müruriye adıyla ücretlendirildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (14 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...