16 Kasım 1987 tarihinde Türkiye siyasi tarihinin en kritik eşiklerinden biri yaşandı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Sekreteri Nihat Sargın ile Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu), uzun süren sürgün hayatlarının ardından radikal bir karar alarak Türkiye'ye döndüler. Ankara Esenboğa Havalimanı'na iniş yapan her iki lider, pasaport kontrolünden dahi geçemeden uçak merdivenlerinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındılar.
Bu stratejik dönüşün arkasındaki temel motivasyon, 12 Eylül askeri darbesi sonrası yasaklanan ve yeraltına çekilen iki köklü sol partiyi tek bir çatı altında birleştirmekti. Sargın ve Yağcı, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni (TBKP) yasal olarak kurmayı ve Türkiye'deki antidemokratik yasakları fiilen delerek siyasi bir meşruiyet kazanmayı hedefliyorlardı. Ancak devletin tepkisi sert oldu ve liderler ağır işkencelerle anılacak bir sorgu sürecine tabi tutuldular.
Olay, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş bir yankı uyandırarak Türkiye'nin demokratikleşme sancılarını dünya gündemine taşıdı. Sargın ve Yağcı'nın tutuklanmasıyla başlayan hukuki süreç, Türkiye'de düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin tartışılmasında bir milat kabul edilir. Bu girişim, her ne kadar gözaltı ve hapisle sonuçlansa da Türkiye solunun legal alandaki varlık mücadelesinde sembolik bir zafer olarak tarihe geçmiştir.
TB Arşiv Kaydı #86340
16
Kasim
1987
39 Yıl Önce
Nihat Sargın ve Nabi Yağcı'nın Türkiye'ye Dönüşü ve Gözaltına Alınmaları
TİP Genel Sekreteri Nihat Sargın ve TKP Genel Sekreteri Nabi Yağcı, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni kurmak amacıyla döndükleri Türkiye'de uçaktan iner inmez gözaltına alındılar.
77.5B
HİCRİ: 24 Rebiülevvel 1408
RUMİ:14 Mart 1442
TİP Genel Sekreteri Nihat Sargın ve TKP Genel Sekreteri Nabi Yağcı, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni kurmak amacıyla döndükleri Türkiye'de uçaktan iner inmez gözaltına alındılar.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (16 Kasim) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...