Arjantin siyasetinin en etkili figürlerinden biri olan Juan Domingo Perón, 1955 yılında gerçekleşen askeri darbe (Revolución Libertadora) ile devrildikten sonra uzun bir sürgün hayatına başladı. Paraguay, Panama ve Venezuela gibi ülkelerin ardından İspanya'ya yerleşen Perón, buradan ülkesindeki işçi hareketlerini ve Peronist grupları yönlendirmeye devam etti. 17 yıl boyunca Arjantin siyasetinden resmen uzak tutulsa da, ismi ve ideolojisi halk nezdindeki gücünü hiçbir zaman kaybetmedi.
20 Haziran 1973 tarihinde gerçekleşen bu tarihi dönüş, Arjantin halkı için büyük bir dönüm noktası oldu. Buenos Aires'teki Ezeiza Havalimanı'nda Perón'u karşılamak için milyonlarca insan toplandı. Ancak bu coşkulu gün, Peronist hareketin içindeki sağ ve sol gruplar arasında çıkan çatışmalar nedeniyle 'Ezeiza Katliamı' olarak bilinen kanlı olaylara sahne oldu. Bu trajik başlangıç, Perón’un üçüncü başkanlık döneminde karşılaşacağı siyasi kutuplaşmanın da habercisi niteliğindeydi.
Perón’un dönüşü, Arjantin'de sivil yönetime geçiş sürecini hızlandırdı ve aynı yıl yapılan seçimlerde ezici bir çoğunlukla yeniden devlet başkanı seçilmesini sağladı. 1974 yılındaki ölümüne kadar görevde kalan Perón, sürgünden dönüşüyle sadece bir siyasi liderin geri gelişini değil, aynı zamanda Arjantin'in yakın tarihini şekillendirecek olan derin toplumsal ve siyasi dönüşümlerin fitilini ateşlemiş oldu.
TB Arşiv Kaydı #86570
17
Kasim
1972
54 Yıl Önce
Juan Perón'un 17 Yıllık Sürgünden Arjantin'e Dönüşü
Arjantin’in eski devlet başkanı Juan Domingo Perón, 1955’teki askeri darbenin ardından başlayan 17 yıllık sürgün hayatını tamamlayarak 1973 yılında büyük bir halk desteğiyle ülkesine kesin dönüş yaptı.
92.4B
HİCRİ: 10 Şevval 1392
RUMİ:14 Mart 1442
Arjantin’in eski devlet başkanı Juan Domingo Perón, 1955’teki askeri darbenin ardından başlayan 17 yıllık sürgün hayatını tamamlayarak 1973 yılında büyük bir halk desteğiyle ülkesine kesin dönüş yaptı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (17 Kasim) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...