1917 Ekim Devrimi'nin ardından Bolşeviklerin iktidara gelmesi, Rus Ortodoks Kilisesi için tarihindeki en zorlu dönemlerden birini başlattı. Devletin resmi ideolojisi olarak benimsenen ateizm doğrultusunda kilise mülklerine el konuldu, din adamları tutuklandı ve dini kurumlar üzerinde yoğun bir baskı kuruldu. Bu kaos ortamında kilise hiyerarşisi, hem kurumsal varlığını sürdürebilmek hem de inananların üzerindeki baskıyı hafifletebilmek adına siyasi bir manevra yapmak zorunda kaldı.
1927 yılında Patrik Vekili Sergius (Sergiy), yayımladığı ünlü deklarasyon ile kilisenin Sovyetler Birliği'ne olan sadakatini ilan etti. Bu belgede, Sovyetler Birliği'nin sevinçlerinin kilisenin de sevinçleri olduğu ve devletin düşmanlarının kilisenin de düşmanları sayılacağı belirtildi. Bu hamle, kilisenin yasal bir statü kazanmasını sağlasa da dinin devlet kontrolüne girmesiyle sonuçlanan tartışmalı bir dönemin kapılarını açtı.
Kilisenin Sovyet yönetimini tanıması, dindar çevrelerde ve yurt dışında yaşayan Rus toplulukları arasında büyük bir bölünmeye yol açtı. Tarihçiler tarafından 'Sergianizm' olarak adlandırılan bu uzlaşı politikası, II. Dünya Savaşı sırasında Stalin'in kiliseye milli birlik adına daha geniş özgürlükler tanımasına kadar sürecek olan karmaşık bir iş birliği ve hayatta kalma mücadelesinin temelini oluşturdu.
TB Arşiv Kaydı #65840
19
Agustos
1927
99 Yıl Önce
Rus Ortodoks Kilisesi'nin Sovyet Yönetimini Resmen Tanıması
Rus Ortodoks Kilisesi, 1927 yılında Patrik Sergius önderliğinde Sovyet rejimine sadakatini bildirerek komünist yönetimi resmen tanıdı ve kilise ile devlet arasındaki çatışmalı süreci sonlandırdı.
64.2B
HİCRİ: 20 Safer 1346
RUMİ:28 Şubat 1442
Rus Ortodoks Kilisesi, 1927 yılında Patrik Sergius önderliğinde Sovyet rejimine sadakatini bildirerek komünist yönetimi resmen tanıdı ve kilise ile devlet arasındaki çatışmalı süreci sonlandırdı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (19 Agustos) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...