Asıl adı Muhammed bin Ali el-Hüseyni el-Buhari olan Emir Sultan, 14. yüzyılın sonu ve 15. yüzyılın başında Osmanlı coğrafyasının en etkili manevi figürlerinden biri olmuştur. 1366 yılında Buhara'da doğup Anadolu'ya hicret eden bu büyük mutasavvıf, kısa sürede halkın ve devlet erkanının sevgisini kazanmıştır. Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun ile evlenerek Osmanlı hanedanına damat olmuş, devletin en zorlu dönemlerinde hem halka hem de sultana manevi rehberlik yapmıştır.
Emir Sultan'ın vefatı, sadece bir âlimin kaybı değil, aynı zamanda Bursa'nın manevi koruyucusu olarak görülen bir kutbun ayrılışı olarak kabul edilmiştir. Özellikle Ankara Savaşı sonrası yaşanan Fetret Devri’nin sancılı yıllarında halka moral ve birlik aşılayan Emir Sultan, Osmanlı'nın yeniden toparlanma sürecinde toplumsal bir tutkal görevi görmüştür. Onun öğretileri, Anadolu tasavvuf kültürünün şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Günümüzde Bursa’da kendi adıyla anılan cami ve türbe, yüzyıllardır İslam dünyasının en önemli ziyaret noktalarından biri olmayı sürdürmektedir. Osmanlı'nın kuruluş ruhunu ve manevi derinliğini temsil eden Emir Sultan, her yıl düzenlenen anma törenleriyle ve bıraktığı eserlerle Türk-İslam tarihindeki müstesna yerini korumaktadır.
TB Arşiv Kaydı #135900
2
Mart
1430
Ölüm
596 Yıl Önce
Emir Sultan’ın Vefatı ve Manevi Mirası
Osmanlı Devleti’nin manevi mimarlarından, Yıldırım Bayezid’in damadı ve büyük İslam âlimi Emir Sultan, Bursa’da vefat ederek arkasında derin bir tasavvufi miras bıraktı.
2.3B
HİCRİ: 5 Cemaziyelahir 833
RUMİ:18 Mart 1442
Osmanlı Devleti’nin manevi mimarlarından, Yıldırım Bayezid’in damadı ve büyük İslam âlimi Emir Sultan, Bursa’da vefat ederek arkasında derin bir tasavvufi miras bıraktı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (2 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...