20 Şubat 1947 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu, Türkiye'de modern sendikacılığın yasal çerçevesini çizen ilk kapsamlı düzenleme olarak tarihe geçmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyada yükselen demokratikleşme dalgası ve Türkiye'nin çok partili hayata geçiş süreci, işçilerin örgütlenme hakkının tanınmasını zorunlu kılmıştır. Bu kanunla birlikte, işçilere sınıf esasına dayalı cemiyet kurma hakkı resmen tanınmış ve çalışma hayatında yeni bir dönem başlamıştır.
Ancak kanunun yasalaşma sürecinde, dönemin iktidar partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), ekonomik istikrarın bozulabileceği ve toplumsal düzenin sarsılabileceği gerekçesiyle grev hakkına sert bir şekilde karşı çıkmıştır. Bu yaklaşım sonucunda, sendikalara örgütlenme izni verilmiş olsa da grev ve toplu sözleşme gibi temel sendikal haklar yasaklı kalmaya devam etmiştir. CHP'nin bu tutumu, sendikaların uzun bir süre boyunca yalnızca yardımlaşma ve dayanışma odaklı kurumlar olarak kalmasına yol açmış, gerçek anlamda toplu pazarlık gücüne kavuşmalarını geciktirmiştir.
TB Arşiv Kaydı #13060
20
Subat
1947
79 Yıl Önce
İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu'nun Kabulü ve Grev Tartışmaları
1947 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu ile sendikal faaliyetler yasal güvence altına alınırken, Cumhuriyet Halk Partisi grev hakkına karşı bir tutum sergiledi.
12.3B
HİCRİ: 29 Rebiülevvel 1366
RUMİ:1 Şubat 1442
1947 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu ile sendikal faaliyetler yasal güvence altına alınırken, Cumhuriyet Halk Partisi grev hakkına karşı bir tutum sergiledi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (20 Subat) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...