12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteleri yeniden yapılandırmak ve merkezi bir denetim mekanizması kurmak amacıyla tesis edilen Yükseköğretim Kurulu (YÖK), akademik kadroların kamusal ve siyasi faaliyetlerine yönelik sert kısıtlamalar getirdi. Bu dönemde üniversitelerin siyasetten arındırılması ve devlet hiyerarşisine tam uyum sağlaması hedeflenerek, akademisyenlerin ifade özgürlükleri idari kararlarla sınırlandırıldı.
Alınan kararlar doğrultusunda, öğretim üyelerinin medyaya demeç vermeleri yasaklanırken; herhangi bir derneğe veya siyasi partiye üye olabilmeleri rektörlük makamının yazılı iznine bağlandı. Bu düzenleme, üniversite personelinin sivil toplumla olan bağlarını denetim altına alırken, rektörlükleri de merkezi yönetimin birer denetim organı haline getirdi.
Söz konusu kısıtlamalar, Türkiye'de akademik özerklik tartışmalarının odak noktası oldu ve üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesinden ziyade idari disiplinle anıldığı bir dönemi başlattı. Akademik personelin kamusal alandaki etkinliğini zayıflatan bu uygulamalar, Türkiye'nin demokrasi ve eğitim tarihinde uzun süre tartışılan bir vesayet örneği olarak kayıtlara geçti.
TB Arşiv Kaydı #66510
21
Agustos
1982
44 Yıl Önce
YÖK’ün Öğretim Üyelerine Yönelik İfade ve Siyaset Kısıtlamaları
Yükseköğretim Kurulu, öğretim üyelerinin basına demeç vermesini yasaklayarak siyasi parti ve derneklere üyeliklerini rektör iznine bağlayan yeni disiplin düzenlemelerini yürürlüğe koydu.
42.3B
HİCRİ: 1 Zilkade 1402
RUMİ:2 Mart 1442
Yükseköğretim Kurulu, öğretim üyelerinin basına demeç vermesini yasaklayarak siyasi parti ve derneklere üyeliklerini rektör iznine bağlayan yeni disiplin düzenlemelerini yürürlüğe koydu.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (21 Agustos) farklı açılardan keşfedin:
İlgili Kişiler & Konular
Şu an sessizlik hakim...