1960'lı yılların sonu, Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın ve entelektüel hareketliliğin zirveye ulaştığı bir dönemdir. Bu süreçte sosyalist düşünce; dergiler, gazeteler ve edebi eserler aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırılmaya çalışılmıştır. Dönemin önemli yayın organlarından biri olan Türk Solu dergisi, bu fikri akımların merkezinde yer alarak toplumcu gerçekçi pek çok sanatçıya kapılarını açmıştır.
Şair Metin Demirtaş'ın dergi sayfalarında yer alan 'Guevara' başlıklı şiiri, dönemin devrimci figürlerinden Che Guevara'yı konu almaktaydı. Ancak bu edebi eser, devlet otoriteleri tarafından sanatsal bir ifade olarak değil, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca 'komünizm propagandası' olarak nitelendirildi. Bu suçlama neticesinde Demirtaş'ın tutuklanması, sanatın ve siyasetin kesiştiği noktada yaşanan yargı süreçlerinin sembolik örneklerinden biri haline geldi.
Bu olay, Türkiye'deki ifade özgürlüğü ve sansür tartışmalarını tetikleyen önemli bir tarihsel kırılmadır. Metin Demirtaş, yaşadığı bu hukuki sürece rağmen toplumcu çizgisinden ödün vermeyerek edebi üretimini sürdürmüş, yaşadığı baskılar ise Türk edebiyatı tarihinde düşünceye yönelik müdahalelerin bir kanıtı olarak kayıtlara geçmiştir.
TB Arşiv Kaydı #23350
25
Mart
1968
58 Yıl Önce
Metin Demirtaş'ın 'Guevara' Şiiri Nedeniyle Tutuklanması
Şair Metin Demirtaş, Türk Solu dergisinde yayımlanan 'Guevara' adlı şiirinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanarak Türkiye'deki düşünce suçları tarihine geçti.
17.3B
HİCRİ: 25 Zilhicce 1387
RUMİ:13 Şubat 1442
Şair Metin Demirtaş, Türk Solu dergisinde yayımlanan 'Guevara' adlı şiirinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanarak Türkiye'deki düşünce suçları tarihine geçti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (25 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...