1953 yılında Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Cavendish Laboratuvarı'nda yürütülen çalışmalar, biyoloji tarihinde bir dönüm noktası oldu. James Watson ve Francis Crick, yaşamın genetik kodlarını taşıyan molekülün çift sarmal yapısını modelleyerek, kalıtımın fiziksel ve kimyasal temelini bilim dünyasına sundular. Bu keşif, canlı organizmaların gelişim ve işleyiş talimatlarının nasıl saklandığını ve kopyalandığını ilk kez somut bir şekilde ortaya koydu.
Söz konusu moleküler yapıya Deoksiribo Nükleik Asit (DNA) adı verilmesiyle birlikte, genetik bilimi modern bir kimlik kazandı. Rosalind Franklin'in X-ışını kırınımı verilerinden de yararlanılarak oluşturulan bu model, hücre bölünmesi sırasında genetik bilginin hatasız bir şekilde nasıl aktarıldığını açıklığa kavuşturdu. Bu gelişme, moleküler biyolojinin bağımsız bir disiplin olarak doğmasını sağladı.
DNA'nın yapısının çözülmesi; modern tıp, biyoteknoloji ve genetik mühendisliği alanlarında devrim yarattı. Hastalıkların genetik kökenlerinin anlaşılmasından tarımsal geliştirmelere, adli tıp uygulamalarından kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerine kadar pek çok yenilik bu keşfin üzerine inşa edildi. Günümüzde bu olay, insanlık tarihinin en önemli bilimsel başarılarından biri olarak kabul edilmektedir.
TB Arşiv Kaydı #30150
25
Nisan
1953
73 Yıl Önce
DNA'nın Moleküler Yapısının Keşfi
Cambridge Üniversitesi’nde çalışan bilim insanları, kalıtsal özellikleri ebeveynlerden çocuklara aktaran karmaşık moleküler yapıyı keşfederek bu yapıya DNA adını verdiler.
40.4B
HİCRİ: 10 Şaban 1372
RUMİ:6 Şubat 1442
Cambridge Üniversitesi’nde çalışan bilim insanları, kalıtsal özellikleri ebeveynlerden çocuklara aktaran karmaşık moleküler yapıyı keşfederek bu yapıya DNA adını verdiler.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (25 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...