Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1937 yılının sonları ve 1938 yılının başlarında yoğun devlet işleri ve özellikle Hatay meselesi gibi kritik dış politika gündemleri nedeniyle vaktinin büyük bir kısmını İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda geçiriyordu. Bu süreçte aniden baş gösteren hafif rahatsızlıklar, başlangıçta yoğun çalışma temposuna bağlı yorgunluk belirtileri olarak değerlendirilmiş ve kendisine mutlak istirahat tavsiye edilmiştir.
Söz konusu rahatsızlık, tarihsel perspektifte Atatürk’ün karaciğer rahatsızlığının (siroz) ilk ciddi sinyalleri olarak kabul edilmektedir. Dr. Nihat Reşat Belger tarafından yapılan ilk muayeneler ve sonrasındaki tıbbi süreçler, Atatürk'ün sağlığının ciddiyetini ortaya koymuş olsa da, o dönemde hem devlet otoritesini sarsmamak hem de halkın moralini yüksek tutmak amacıyla bu durum kamuoyuna 'hafif bir rahatsızlık' olarak yansıtılmıştır.
Bu olay, Atatürk’ün ömrünün son dönemindeki en büyük mücadelesinin sadece siyasi değil, aynı zamanda bedensel bir direnç savaşı olduğunu göstermektedir. Rahatsızlığına rağmen ülke meselelerinden kopmayan Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nı hem bir tedavi merkezi hem de bir devlet yönetim üssü olarak kullanmaya devam ederek son ana kadar görev bilinciyle hareket etmiştir.
TB Arşiv Kaydı #74710
26
Eylul
1938
88 Yıl Önce
Mustafa Kemal Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’ndaki Sağlık Durumu
Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda bulunduğu sırada geçici bir rahatsızlık yaşadı ve doktorların tavsiyesi üzerine devlet işlerine kısa bir süre ara vererek istirahate çekildi.
41.4B
HİCRİ: 1 Şaban 1357
RUMİ:3 Mart 1442
Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda bulunduğu sırada geçici bir rahatsızlık yaşadı ve doktorların tavsiyesi üzerine devlet işlerine kısa bir süre ara vererek istirahate çekildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (26 Eylul) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...