12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye'nin siyasi ve toplumsal yapısı yeniden şekillenirken, dönemin Devlet Başkanı ve ardından 7. Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren'in söylemleri bu dönemin otoriter karakterini belirleyen temel unsurlardan biri olmuştur. Evren, devletin resmi ideolojisine muhalif olan veya baskılar nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kalan entelektüelleri sık sık hedef almıştır.
Söz konusu açıklamada Evren, 'aydın' kavramını milli sadakatle bağdaştırmış ve ülkeyi terk eden şairleri 'Ben ne yapayım öyle aydını' diyerek değersizleştirmiştir. Bu tutum, 1980'li yıllarda pek çok yazar, şair ve sanatçının vatandaşlıktan çıkarılmasına, eserlerinin yasaklanmasına veya sürgünde yaşamasına neden olan baskıcı politikaların toplumsal meşruiyet zeminini oluşturmuştur. Bu ifadeler, Türk siyasal tarihinde devlet ile entelektüel kesim arasındaki kopukluğun en somut örneklerinden biri olarak kabul edilir.
TB Arşiv Kaydı #44160
28
Mayis
1984
42 Yıl Önce
Kenan Evren'in Aydınlar ve Sürgün Şairler Hakkındaki Açıklaması
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, yurt dışına giden sanatçı ve şairleri eleştirerek devletin aydınlara bakış açısını yansıtan tartışmalı ifadeler kullandı.
47.1B
HİCRİ: 27 Şaban 1404
RUMİ:19 Şubat 1442
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, yurt dışına giden sanatçı ve şairleri eleştirerek devletin aydınlara bakış açısını yansıtan tartışmalı ifadeler kullandı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (28 Mayis) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...