İkinci Dünya Savaşı boyunca denge politikası izleyen ve 'aktif tarafsızlık' stratejisini sürdüren Türkiye, savaşın sonuna doğru uluslararası sistemdeki yerini sağlamlaştırmak amacıyla kritik bir diplomatik hamle yapmıştır. 1945 yılının Şubat ayında düzenlenen Yalta Konferansı'nda, yalnızca 1 Mart 1945 tarihine kadar Mihver devletlerine savaş ilan etmiş olan ülkelerin Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olarak kabul edileceği kararlaştırılmıştır.
Bu gelişme üzerine Türkiye, 23 Şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya'ya resmen savaş ilan etmiş ve hemen ardından 24 Şubat 1945'te Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzalamıştır. Bu stratejik adım, Türkiye'nin San Francisco Konferansı'na davet edilmesini ve dünya barışını korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler örgütünün 51 kurucu üyesinden biri olmasını sağlamıştır.
Beyannamenin imzalanması, Türk dış politikasında köklü bir dönüm noktasını temsil eder. Türkiye bu kararla savaş sonrası şekillenen yeni dünya düzeninde Batı ittifakı ve demokratik blok içerisinde yer alacağını tescil etmiş, modern uluslararası diplomasinin temel aktörlerinden biri haline gelmiştir.
TB Arşiv Kaydı #14250
28
Subat
1945
81 Yıl Önce
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni İmzalaması
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru müttefik saflarına katılarak Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzalamış ve kurulacak yeni dünya düzeninde kurucu üye statüsü kazanmıştır.
15.0B
HİCRİ: 15 Rebiülevvel 1364
RUMİ:1 Şubat 1442
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru müttefik saflarına katılarak Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzalamış ve kurulacak yeni dünya düzeninde kurucu üye statüsü kazanmıştır.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (28 Subat) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...