Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in ilanından sonra modernleşme hareketlerinin merkezine eğitimi ve kültürel gelişimi koymuştur. Osmanlı döneminde kullanılan Arap alfabesinin Türk dilinin ses yapısına uyum sağlamaması, okuma-yazma oranının düşük kalmasındaki en büyük engellerden biri olarak görülmüştür. Atatürk, bu engeli aşmak için dilin sadeleştirilmesi ve yazı sisteminin değiştirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Atatürk'ün 'milleti cehaletten kurtarmak için Latin esasından Türk harflerini kabul etmekten başka çare yoktur' sözü, bu büyük reformun temel dayanağını oluşturur. Bu vizyon doğrultusunda yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, 1 Kasım 1928 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla Harf Devrimi resmileşmiştir. Bu adım, Türk eğitim tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve ülke genelinde geniş çaplı bir okuma-yazma seferberliğini tetiklemiştir.
Harf Devrimi, sadece bir alfabe değişikliği değil, aynı zamanda Türk toplumunun modernleşme ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefinin en önemli yapı taşlarından biridir. Yeni harflerin kabulüyle birlikte kitap basımı artmış, eğitim halka indirgenmiş ve Türkçenin bilim ve kültür dili olarak gelişimi büyük bir ivme kazanmıştır.
TB Arşiv Kaydı #68220
29
Agustos
1928
98 Yıl Önce
Harf Devrimi ve Yeni Türk Harflerinin Kabulü Süreci
Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletini cehaletten kurtarmak ve Türkçenin yapısına uygun bir yazı sistemine geçmek amacıyla Latin esaslı yeni Türk harflerinin kabul edilmesinin zorunluluğunu vurguladı.
51.0B
HİCRİ: 12 Rebiülevvel 1347
Mevlid Kandili
RUMİ:1 Mart 1442
Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletini cehaletten kurtarmak ve Türkçenin yapısına uygun bir yazı sistemine geçmek amacıyla Latin esaslı yeni Türk harflerinin kabul edilmesinin zorunluluğunu vurguladı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (29 Agustos) farklı açılardan keşfedin:
İlgili Kişiler & Konular
Şu an sessizlik hakim...