1986 yılında Türkiye gündemine damga vuran olay, polis memuru Sedat Caner'in görev yaptığı süre boyunca dahil olduğu işkence uygulamalarını bir dergiye anlatmasıyla başladı. İtiraflarının ardından Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na giderek teslim olan Caner, o dönemde devletin güvenlik birimlerinde uygulanan sistematik şiddetin ilk kez bir fail tarafından açıkça kabul edilmesi bakımından tarihi bir emsal teşkil etti.
Sedat Caner'in itirafları, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası süreçte emniyet teşkilatındaki sorgulama yöntemlerini ve insan hakları ihlallerini gözler önüne serdi. Caner'in teslim olması, hem hukuk dünyasında hem de sivil toplum kuruluşları nezdinde büyük yankı uyandırarak işkencenin önlenmesi ve demokratikleşme çabaları için kritik bir dönüm noktası oldu.
Bu olay, Türkiye'de işkenceye karşı toplumsal bilincin oluşmasında ve ilerleyen yıllarda yasal mevzuatta yapılan iyileştirmelerde önemli bir referans noktası olarak kabul edilir. Caner'in yargılanma süreci, hukuk devleti ilkesinin sorgulanması ve devlet içindeki yasa dışı uygulamaların tasfiyesi tartışmalarını uzun süre gündemde tutmuştur.
TB Arşiv Kaydı #520
31
Ocak
1986
40 Yıl Önce
Polis Memuru Sedat Caner'in İşkence İtirafları ve Teslim Olması
İşkence yaptığını kamuoyuna itiraf eden polis memuru Sedat Caner, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na teslim olarak Türkiye'deki sistematik işkence iddialarına dair hukuki süreci başlattı.
17.1B
HİCRİ: 20 Cemaziyelevvel 1406
RUMİ:28 Ocak 1442
İşkence yaptığını kamuoyuna itiraf eden polis memuru Sedat Caner, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na teslim olarak Türkiye'deki sistematik işkence iddialarına dair hukuki süreci başlattı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (31 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...