4 Mart 1925 tarihinde yürürlüğe giren Takrir-i Sükun Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde kamu düzenini sağlamak ve Şeyh Said İsyanı ile ortaya çıkan tehditleri bertaraf etmek amacıyla kabul edilmiştir. Bu yasa, hükûmete gazete kapatma, dernekleri yasaklama ve her türlü muhalif hareketi durdurma konusunda geniş ve olağanüstü yetkiler tanımıştır. Kanun, İstiklal Mahkemeleri ile koordineli bir şekilde çalışarak Cumhuriyet devrimlerinin yerleşmesi için gerekli olan otoriter istikrar ortamını sağlamıştır.
Uygulandığı dört yıl boyunca Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılması ve basın üzerindeki sıkı denetim gibi kritik siyasi gelişmelere zemin hazırlayan kanun, 1927 yılında iki yıl daha uzatılmıştı. Ancak 1929 yılına gelindiğinde, hükûmet devrimlerin kökleştiğine ve iç güvenlik tehditlerinin azaldığına karar vererek yasanın süresini tekrar uzatmamıştır.
Takrir-i Sükun Kanunu'nun yürürlükten kalkması, Türkiye'de 'olağanüstü rejim' döneminin sona erip daha kurumsal bir tek parti yönetimine geçişin işareti olarak kabul edilir. Bu gelişme, hukuki yapının normalleşmesi yolunda atılmış bir adım olsa da, yasanın yürürlükte olduğu dönemde şekillenen siyasi yapı uzun yıllar boyunca ülkenin idari karakterini belirlemeye devam etmiştir.
TB Arşiv Kaydı #18190
4
Mart
1929
97 Yıl Önce
Takrir-i Sükun Kanunu'nun Yürürlükten Kaldırılması
1925 yılında Şeyh Said İsyanı sonrası çıkarılan ve hükûmete olağanüstü yetkiler tanıyan Takrir-i Sükun Kanunu, dört yıllık uygulamanın ardından 4 Mart 1929 tarihinde yürürlükten kalktı.
15.7B
HİCRİ: 22 Ramazan 1347
RUMİ:2 Şubat 1442
1925 yılında Şeyh Said İsyanı sonrası çıkarılan ve hükûmete olağanüstü yetkiler tanıyan Takrir-i Sükun Kanunu, dört yıllık uygulamanın ardından 4 Mart 1929 tarihinde yürürlükten kalktı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (4 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...