1980'li yıllarda Türkiye ekonomisinde radikal bir dönüşüm başlatan Başbakan Turgut Özal, devletçi ekonomi modellerinden serbest piyasa ekonomisine geçişin en önemli aktörü olmuştur. Bu dönemde Özal, 1930 yılında yürürlüğe giren ve döviz bulundurmayı suç sayan Türk Parasını Koruma Kanunu'nu sert bir dille eleştirmiştir. Özal'ın bu kanunun 'herkesin başına bela olduğu' yönündeki çıkışı, Türkiye'nin mali sistemindeki katı bürokratik engelleri kaldırma iradesinin bir göstergesi olarak tarihe geçmiştir.
Özal'ın bu eleştirileri, sadece bir söylemden ibaret kalmamış; 1989 yılında çıkarılan 32 Sayılı Karar ile Türk parası konvertibl hale getirilmiş ve vatandaşların döviz taşıması ile bankalarda döviz hesabı açması serbest bırakılmıştır. Bu hamle, Türkiye'nin küresel finans sistemiyle entegrasyonunda bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Kanunun yarattığı kısıtlamaların kaldırılması, karaborsa döviz piyasasının zayıflamasını ve Türk ekonomisinin dışa açılmasını hızlandırmıştır.
Tarihsel bağlamda bu olay, Türkiye'nin 'kapalı ekonomi' döneminden 'liberal ekonomi' dönemine geçişinin en sembolik anlarından biridir. Özal'ın bireysel ekonomik özgürlükleri ön plana çıkaran bu yaklaşımı, orta sınıfın finansal araçlara erişimini kolaylaştırmış ve Türkiye'nin ihracata dayalı büyüme stratejisinin hukuki altyapısını güçlendirmiştir.
TB Arşiv Kaydı #5710
8
Ocak
1984
42 Yıl Önce
Turgut Özal'ın Türk Parasını Koruma Kanunu Eleştirisi ve Ekonomik Liberalleşme
Başbakan Turgut Özal, 1930 tarihli Türk Parasını Koruma Kanunu'nun ekonomik özgürlükleri kısıtladığını belirterek bu düzenlemenin vatandaşlar için büyük bir yük haline geldiğini ifade etti.
15.5B
HİCRİ: 4 Rebiülahir 1404
RUMİ:1 Şubat 1442
Başbakan Turgut Özal, 1930 tarihli Türk Parasını Koruma Kanunu'nun ekonomik özgürlükleri kısıtladığını belirterek bu düzenlemenin vatandaşlar için büyük bir yük haline geldiğini ifade etti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (8 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...